Aziz Dağtekin Yazdı
Tarih tekerrür mü ediyor? Hayır! Tarih, ibret almayanlar için yeniden yazılıyor! Dün Osmanlı’yı parçalamak için ittifak kuran emperyalist güçler, bugün de Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için aynı oyunu sahneye koyuyor. Peki, biz ne yapıyoruz? Hâlâ kimlik, siyaset, mezhep ve ideolojik ayrımlarla birbirimize düşmeye devam mı edeceğiz?
Unutmamak gerekir ki, tarih, milletlerin geçmişten aldıkları derslerle geleceğe yön verdiği bir sahnedir. Ancak ne yazık ki, Türk milleti olarak bizler, yüzyıllardır üzerimizde oynanan oyunları her defasında fark ettiğimizde iş işten geçmiş oluyor. Osmanlı Devleti’ni yıkmak için yüzyıllarca uğraşan emperyalist güçler, bugün de Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek, parçalamak ve yok etmek için harekete geçmiş durumdadır.
Dün Osmanlı’yı parçalayıp topraklarını paylaşanlar, bugün de Türkiye’yi etnik, mezhepsel ve siyasi ayrımlarla zayıflatmak istiyor. Ancak bizler, bu oyuna düşmeyeceğiz! Çünkü bu vatan, sadece bizim yaşadığımız bir toprak parçası değil, atalarımızın kanlarıyla yoğrulmuş, çocuklarımızın geleceği için bize emanet edilmiş kutsal bir yerdir.
Osmanlı Devleti, yalnızca askeri cephelerde değil, içeriden çökertilerek yıkılmıştır. Milliyetçilik akımları körüklenmiş, milletimiz birbirine düşman edilmiş, ekonomik ambargolarla devletin gücü zayıflatılmış ve sonuçta “hasta adam” ilan edilen koca bir imparatorluk tarihten silinmiştir. Ancak bu planları yapanlar, Türk milletinin küllerinden yeniden doğacağını hesap edememişlerdir.
Ecdadımızın kanlarıyla, canlarıyla, emperyalizme karşı verdikleri büyük mücadeleyle Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak bir kez daha Türk’ün esareti kabul etmeyeceğini dünyaya ilan etmiştir. Ancak o gün bizleri sömürgeleştirmek isteyen güçler, bu hedeflerinden asla vazgeçmemiştir. Bugün Türkiye, aynı düşmanlar tarafından farklı yöntemlerle kuşatılmaya çalışılıyor. Dün Osmanlı’yı parçalamak için ortaya atılan etnik ayrımcılık, bugün yine sahnede. Dün ekonomik bağımsızlığımızı elimizden almak için kapitülasyonlarla bizi borç batağına sürükleyenler, bugün faiz lobileri, küresel ekonomik manipülasyonlar ve ambargolarla ülkemizi sıkıştırmaya çalışıyor. Dün silahla üzerimize gelenler, bugün terör örgütleri aracılığıyla bizi zayıflatmaya çalışıyor.
Amaçları belli: Türkiye’yi güçsüz, bölünmüş, yönetilemez ve emperyalizme muhtaç bir hâle getirmek!
Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına kastedenler, sadece dışarıdaki düşmanlar değildir. İçeride de onların maşası olan hainler bulunmaktadır. Kimisi terörle, kimisi ekonomik saldırılarla, kimisi medya gücüyle milli birlik ve beraberliğimizi sarsmaya çalışmaktadır.
Unutmayalım ki, bir milletin çökmesi için sadece savaş meydanlarında mağlup olması gerekmez! Eğer milletin inancı sarsılır, milli şuuru yok edilirse, en güçlü ordular bile o milleti kurtaramaz!
İşte bu yüzden kimlik, siyasi görüş ve inanç farkı gözetmeksizin, tüm Türk milletinin bir ve beraber olması şarttır!
Bu vatan bizimdir! Sınırlarımız, geçmişte can veren şehitlerimizin kanlarıyla çizilmiştir. Bugün Türkiye’nin gücünü kırmak isteyenlere karşı uyanık olmalıyız. Siyasi çekişmeler, mezhep tartışmaları, etnik ayrımcılıklar gibi yapay sorunlarla birbirimize düşmemeli, “Önce Türkiye!” diyerek hareket etmeliyiz.
Vatanını seven herkesin bir araya gelme vakti gelmiştir! Çünkü bu vatan sadece bizim değil, çocuklarımızın da geleceğidir. Eğer biz bugün gereken milli duruşu sergilemezsek, yarın çocuklarımız işgal altında yaşamaya mahkûm olabilir.
Bugün oynanan oyunları anlamak için tarihimize bakmamız yeterlidir. 1919 yılında, Fransız işgalciler Maraş’ta Türk kadınlarını aşağılamaya kalktığında, Sütçü İmam, bu ihaneti sineye çekmemiş ve “Ya bu vatan bizim olacak ya da kimseye gülizar etmeyeceğiz!” diyerek Fransız askerlerine ilk kurşunu sıkmıştır.
Bugün de aynı ruhu taşımalıyız! Çünkü emperyalizm, Maraş’taki dünkü Fransız askerlerinden farklı değil! Onlar belki isim değiştirdi, belki yöntem değiştirdi, ama niyetleri hiç değişmedi!
Biz Batının örf ve ananelerini moda diye sahiplenmiş olabiliriz. Hatta onlar gibi yayıyoruz da olabiliriz. Ama biz de devletimizin varlığı için hiç değişmedik! Dün Maraş’ta, Gaziantep’te, İzmir’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da hangi inanç ve kararlılıkla savaştıysak, bugün de aynı azim ve imanla mücadele etmek zorundayız!
Bugün eğer biz bir ve beraber olmazsak, yarın geç olabilir. Türkiye, içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Türk milleti tarih boyunca ne zaman kenetlendiyse, tüm düşmanlarını dize getirmiştir!
Bizler bu oyunu bozacak güçteyiz! Yeter ki;
- Suni ayrımları bir kenara bırakalım!
- Siyasi kavgaları değil, vatanı önceleyelim!
- Milletimizin birliğini ve bağımsızlığını her şeyin üstünde tutalım!
Bugün Türkiye için bir olma günüdür! Eğer biz tarihimizden aldığımız derslerle, atalarımızın bize bıraktığı bu kutsal emanete sahip çıkarsak, hiçbir güç Türkiye’yi parçalayamayacaktır!
Bu vatan bizim ve ilelebet bizim kalacaktır!
Allah bu milleti, bir daha Maraş’taki, Çanakkale’deki, Sakarya ve Dumlupınar’daki gibi bir mücadeleye mecbur bırakmasın! Ancak gerekirse, Sütçü İmam’ın ruhuyla, hepimiz o ilk kurşunu sıkmaya hazır olmalıyız!
Ya bu vatan bizim olacak ya da kimseye yar etmeyeceğiz!